YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14977
KARAR NO : 2017/2373
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … gelmiş olduğundan, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin mal alım satımından kaynaklanan alacağının tahsili için davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile giriştiği takibe davalıların itiraz ettiğini, ödeme emrinin icra mahkemesince iptal edilmesi üzerine ipotek tesis edilen taşınmazların tamamı için takip yapıldığını, bu takibe de davalıların itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın davalılar … ve … yönünden reddine, diğer davalılar … Mobilya…Ltd. Şti. ve … hakkında kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen ilk hüküm davacı vekili ile davalılar … Mobilya…Ltd. Şti. ve … vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 03.12.2012 gün, 2012/13068 E.-2012/18228 K. sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazı reddedilmiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece 09.05.2013 tarihinde Dairemizin bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş, kararın davalılar … Mobilya …Ltd. Şti ve … vekilince temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu’nun 17.04.2015 gün, 2013/1623 E.-2015/1239 K. sayılı ilamı ile, mahkemenin yeni gerekçe ile hüküm kurduğu, direnme olarak adlandırılan kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dairemizin 13.10.2015 gün, 2015/8974 E.-2015/12609 K. sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm davalıların borçtan sorumlulukları bulunduğu gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizce verilen 03.12.2012 gün, 2012/13068 E.-2012/18228 K. sayılı ve 13.10.2015 gün, 2015/8974 E.-2015/12609 K. sayılı bozma ilamlarında açıkça işaret edildiği üzere, icra takibinin asıl borçlu aleyhine açılması asıldır. Ancak, takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğunda, bu kişi hakkında da takip yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, sadece asıl borçlu ya da sadece taşınmazını ipotek etmiş üçüncü kişi hakkında takip yapılamaz. Takibin hep birlikte yapılması gerekmektedir. Nitekim İİK.’nun 149/b maddesinde bu kural hükme bağlanmıştır. Mahkemece bu yön gözetilerek tüm davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar hakkındaki davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdiren 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.