YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15239
KARAR NO : 2017/2516
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av….’ın geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında davalı banka tarafından yapılan davaya konu takibin mükerrer olduğunu, müvekkili … hakkında … 10. İcra Müdürlüğü 2014/2683 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını ve müvekkiline ait taşınmaz satılarak borcun tamamının kapandığını ileri sürerek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmış olmasının kefillere başvurulmasına engel olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibindeki tahsilat tarihinin 30/12/2014 tarihi olduğu, buna karşılık dava tarihinin 29/12/2014 tarihi olduğu, menfi tespit davalarında davanın açılış tarihi itibariyle alacak ve borç durumunun tespit edilip buna göre karar verilmesi gerektiğinden dava tarihi itibariyle davacıların davalıya olan borçlarının devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu borcun teminatını oluşturan ipotekli taşınmazın satışı sonucunda oluşan satış bedelinin 19/12/2014 tarihinde yatırıldığı ve takip konusu borcun tamamının bu şekilde ödenmiş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.