YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15514
KARAR NO : 2017/2376
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … gelmiş olduğundan, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … aracılığı ile yurt dışı şirketine mal sattığını, yurt dışı şirketin satış bedelinin davalıya ödemesine rağmen, davalının bu ödemeyi müvekkiline vermediğini, bu ödeme için davalı hakkında başlatılan takibe de itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile % 20 oranında kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/76 esas ve 2015/1230 karar sayılı dava dosyasında davalı …’ın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararda olayın ayrıntılı bir şekilde açıklandığı, bu karara ve dosya kapsamına göre davacı şirketin yurt dışına sattığı mal nedeni ile tanzim ettiği fatura bedelinin davalı …’ın hesabına virman yapıldığı, bu virmanda açıklama olduğu, davacının dava dışı yurt dışı şirkete düzenlediği fatura bilgilerinin yer aldığı, bu şekilde davalı …’ın esasen davacı şirkete ait ödemeyi almasına rağmen, bu ödemeyi davacı şirkete vermediği, davacının davalı hakkında icra takibi başlatmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı (818 sayılı BK’nun 53., 6098 sayılı TBK’nun 74. maddeleri) düşünülerek …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/76 esas ve 2015/1230 karar sayılı dava dosyasının kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu dosyanın kesinleşmesi beklenilmeden karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.