Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/15515 E. 2017/2377 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15515
KARAR NO : 2017/2377
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükümlerin asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince birleşen dava açısından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde gelen olmadığından, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili (asıl davada), müvekkili ile davalı … arasında yapılan araç alım satım sözleşmesi gereğince davalı şirkete iki adet toplam 70.000,00 TL bedelli çek verildiğini, ancak davalı şirketin aracı temin edemediğini ve karşılıklı olarak sözleşmenin feshedildiğini, çeklerin iade edilmediğini iddia ederek bu çeklerden 12.07.2015 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli, 4815039 numaralı çekten dolayı müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …….Ltd. Şti.(asıl davada), davaya cevap vermemiştir.
Davacı vekili (birleşen davada), müvekkilinin … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/765 esas sayılı dosyasına konu ettiği çekin davalı …A.Ş. tarafından takibe konulduğunu, oysa ki bu çekin bedelsiz bir çek olduğunu, davalı bankanın da bu çeki teminat olarak aldığını, yetkili hamil olmadığını iddia ederek 12.07.2015 keşide tarihli çekten dolayı müvekkilinin davalılar ……Ltd. Şti.’ne ve…T.A.Ş.’ne borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …….Ltd. Şti. (birleşen davada), davaya cevap vermemiştir.
Davalı …A.Ş. vekili (birleşen davada), davaya konu çek nedeniyle müvekkili şirketin yaptığı takibin haklı olduğunu, müvekkili bankanın iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminat istemiştir.

Mahkemece, davacı ile davalı ……Ltd. Şti. arasındaki sözleşmeye göre dava konusu çekin bedelsiz olduğu, davalı … …Ltd. Şti.’nin bu çeki kullandığı, kredinin ödemesi için davalı …A.Ş.’ye verdiği, bu sebeple davalı …A.Ş.’nin iyi niyetli, yetkili hamil olduğu, davalı …A.Ş.’nin davacı şirket hakkında başlattığı takipte tedbir kararı verildiği ve bu tedbir kararının da uygulandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacı şirketin dava konusu 12.07.2015 keşide tarihli, 35.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalı ……Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığının tespitine, birleşen davanın ise davalı …A.Ş. yönünden esastan, davalı ……Ltd. Şti. yönünden ise derdestlik nedeniyle reddine, asıl alacak 35.000,00 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı …A.Ş.’ye verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince birleşen dava yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.