YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1606
KARAR NO : 2017/4196
KARAR TARİHİ : 25.05.2017
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında davalı bankaca kredi kartı borcu bulunduğundan bahisle ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı bankadan kredi kartı almadığını, kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalamadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, icra takibinin dayanağı olan kredi kartı üyelik sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, davacının davalı bankaya ait kredi kartını kullanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının … 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3541 esas sayılı takip dosyası gereğince davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacının maaşından kesilip iade edilmeyen 1.180,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, şartları gerçekleşmediğinden davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Mahkemece her ne kadar 1.180,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, … 4. İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda davacı tarafa yapılan kesinti tarihleri ayrı ayrı bildirilmiş olup, davalı bankaca yapılan kesinti tarihleri dikkate alınarak,yapılacak hesaplama sonrası kalan miktara son kesinti tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan fazla tahsil edilen toplam tutara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.