Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/16415 E. 2017/3348 K. 26.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16415
KARAR NO : 2017/3348
KARAR TARİHİ : 26.04.2017

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine diğer davalı …’in kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili …’in imzalanan sözleşme kapsamında herhangi bir kredi kullanmadığını, banka tediye fişi imzalamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının davacı bankaya takip tarihi itibari ile asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 154.270,66 TL borçlu olduğu, davalı borçlunun borcunu ödediğini ispatlayamadığı, diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 10.849,25 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalıların şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan …’in asıl borçlu, diğer davalı …’in ise kefil olarak 15.04.2005 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları çekişmesizdir. Davalı asıl borçlu bu sözleşme kapsamında herhangi bir kredi kullanmadığını ve kendisine de kredi ödemesi yapılmadığını ileri sürmüştür. Alınan bilirkişi raporunda kredi borcunun 94103 nolu hesaptan doğduğu bildirilmiştir. Anılan hesapta borç olarak görülen kredinin davalı borçluya ödenip ödenmediği konusunda bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle 94103 nolu hesaptan doğan kredinin davalıya ödendiğine ilişkin veya davalının icazeti ile bir 3. kişinin hesabına aktarılıp aktarılmadığının konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.