YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1770
KARAR NO : 2017/3387
KARAR TARİHİ : 27.04.2017
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava imzaya itiraz ve sahtecilik nedeniyle bonoya dayalı takipte borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen davanın kabulü kararı, Dairemiz 28.02.2013 tarih; 2012/17904 E. – 2013/3806 K. sayılı ilamı ile “ … Mahkemece davalılardan bu beyanının bononun nakden olan ihdas nedenini talil olarak kabul edilip ispat yükünün davalı tarafa yüklenmesi doğru görülmemiştir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu senedin veriliş nedeninin ispatlanamadığı, davalı …’ün senet alacaklısından alacağı temlik aldığı gerekçesiyle, davanın … yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden verilen hüküm kesinleştiğinden bu davalılar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında açıkça “1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı …’ün aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davaya konu bono lehdarı olan davalılardan 11.05.2009 tarihinde Başsavcılığı’nın 2008/61339 soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadesinde kullandığı “….senet aramızdaki meyve sebze ticaretinden dolayı tarafıma verilmiş olan bir senettir….” ibaresi tek başına bu bononun mal satımı nedeniyle verildiği anlamına gelmez. Mahkemece davalılardanbu beyanının bononun nakden olan ihdas nedenini talil olarak kabul edilip ispat yükünün davalı tarafa yüklenmesi doğru görülmemiştir.” denilmiştir. Bu durumda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu ve davanın kanıtlanamadığı gözetilerek reddi gerekirken, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, davalı açısından usuli kazanılmış hak olduğu halde, delil durumunda herhangi bir değişiklik olmamasına göre, hiçbir hukuki dayanağı olmayan ve bozma ilamından önceki gerekçe doğrultusunda değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, yanılgılı ve ağır hukuki hata olarak değerlendirilmiş olup, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.