Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/19542 E. 2018/4928 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19542
KARAR NO : 2018/4928
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalı tarafından davacı şirket aleyhine 4 adet kambiyo senedi dolayısıyla icra takibi başlatıldığını, senetlerdeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı şirketin alacaklı olarak gözüken şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile %20’den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senetleri….. isimli kişinin imzaladığını ,bu kişinin davalı şirket adına münferiden hareketle müdür olan …. isimli kişi tarafından … 13.Noterliği 04917 yevmiye nolu vekaletnamesi ile yetkilendirildiğini belirterek davanın reddine ve davalı aleyhine %20 ‘den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, senet metnindeki imzanın davacıya ait olmadığı davacıya ait olmayan imzayı içeren senede dayanarak yapılan icra takibi dikkate alınarak, ispat yükünün davalıda olduğu ve davalı tarafından dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler dışında hiçbir delil ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, sahtelik nedeniyle icra takibine konulmuş bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar gerekçesinde, “davaya konu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı, davacıya ait olmayan imzayı içeren bonoya dayanarak icra takibinin yapılması olgusu dikkate alındığında ispat yükünün davalıda olması nedeniyle davalı tarafından dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler dışında hiçbir delil ileri sürülmediğinden” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de gerekçe içeriğine uygun olmayacak şekilde davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek gerekçe kendi içerisinde çelişkili olmuştur. Bu husus yerinde olmadığı gibi davalı tarafından davaya konu bonolardaki imzanın….. tarafından atıldığı ve bu kişinin davacı şirketin temsilcisi tarafından yetkilendirildiği savunulmuş olup bu husus üzerinde hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.