Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/20555 E. 2018/4923 K. 15.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/20555
KARAR NO : 2018/4923
KARAR TARİHİ : 15.10.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tük. Mah. Sıf. )

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili tarafından, davalının kullandığı kredi karşılığı tahsil edilen 577,50 TL’nin haksız şart olduğunu ileri sürülerek davalının Tüketici Hakem Heyetine başvurduğu, şikâyetin kabûlüne karar verildiği, kararın iptali için …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/70 esasına kayden hakem heyeti kararının iptali için dava açıldığı, dava derdest iken tüketicinin başlattığı icra takibi sonucu, 777,80 TL’nin dosya bedelinin davacı banka tarafından ödendiği, davalının kullandığı ürünün ticari nitelikte olduğu, ticari işlemlerin 6502 sayılı kanun kapsamında olmadığı, tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kredi kullandırılırken alınacak ücretlerin belirlendiği ve davalının yazılı onayının alındığından bahisle 777,80 TL’nin ticari faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.
Dava dilekçesinin tevziini müteakip dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 6502 sayılı Kanun’un 68/1 inci maddesi uyarınca ihtilaf miktarı 3.480,00 TL’nin altında olduğundan dava dilekçesindeki zorunlu hakem şartı yerine getirilmediğinden davanın usûlden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Tüketici Hakem Heyeti kararına karşı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi çerçevesinde açılmış iptal davasıdır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek hakem heyeti kararının hukuka uygun olup olmadığı yönünde yargılama yapılması gerekirken, uyuşmazlık doğrudan kendisine intikal etmiş gibi miktar itibarı ile hakem heyetinin görev ve sınırları içerisinde kaldığından bahisle usûlden reddi doğru olmadığı gibi dava dilekçesinde bahsi geçen, aynı hususta …. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı iddia edilen 2016/70 esas sayılı dosya bakımından da derdestliğe konu olup olmadığı yönünden inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.