YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2154
KARAR NO : 2016/10898
KARAR TARİHİ : 16.06.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan adi yazılı sözleşme ile davalı şirkete ait taşınmazın 5.000.000 TL bedelle müvekkiline satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkili tarafından satış bedeline mahsuben 300.000 TL’nin davalıya kapora olarak ödendiğini, ancak davalının müvekkilinden sözleşmeye aykırı isteklerde bulunması üzerine sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, davalıya ödenen kaparo bedelinin ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının 300.000 TL ödemesinin müvekkilinin sözleşmeden doğan cezai şartına mahsup edildiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının resmi şekilde düzenlenmiş olmalarına bağlı olduğu, yasanın aradığı şekil şartı geçerlilik şartı olup bu şart gerçekleşmediğinden taraflar arasında imzalanmış olan adi yazılı sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz bir sözleşme uyarınca verilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri iadesinin mümkün olduğu, bu nedenle davacının davalıya yaptığı ödemeyi isteyebileceği, ancak geçersiz sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın talep edilemeyeceği, işlemiş faiz miktarının 2.441,09 TL olarak hesaplandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 300.000 TL asıl alacak, 2.441,09 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 302.441,09 TL alacak üzerinden iptali ile asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren işletilecek ve 3095 sayılı Yasa uyarınca hesaplanacak yasal temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacı yararına %40 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.