YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2590
KARAR NO : 2016/14454
KARAR TARİHİ : 09.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …. Şti. arasında inşaat malzemesi alımı konusunda öngörüşme yapıldığını, ancak anlaşmanın malzeme temin edilemediğinden feshedildiğini, dava konusu çekin ilgili şirketten geri alındıktan sonra müvekkili tarafından kaybedildiğini, müvekkilinin davalılara borcu olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalılar aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında çek bedelinin davalı …’e ödendiğini belirterek, talebini ödenen bedele ilişkin istirdat davası olarak değiştirmiştir.
Davalı … vekili, çekin davacı tarafından düzenlendiğini, müvekkilinin çekin son hamili olduğunu, çekin illetten mücerret olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı …. Şti’den alacağı mallara karşılık çek verdiği, malların teslim edilmediği bu nedenle çekin bedelsiz kaldığı iddiasını yazılı delil ile kanıtlamak zorunda olduğu, davacı defterlerinde çekle ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, davalı tarafça yapılmış herhangi bir mal tesliminin de kayıtlı olmadığı,buna göre çeklerin teslim edilecek mal karşılığı davacı tarafından avans olarak davalıya verildiği, davalı lehtar … … tarafından da diğer davalı ciranta…. ve San. Ltd. Şti.’ne ve davalı yetkili hamil …’e ciro edildiği çekin karşılığında mal teslim edilmediği için bedelsiz kaldığı, bedelsizlik def’inin senet lehdarına karşı ileri sürebileceği, çeki ciro yoluyla devralan davalılara karşı ileri sürülebilmesi için devralan hamilin senedi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiği, davacının devralan hamilin senedi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davalı …. Şti yönünden davacının menfi tespit ve istirdat isteminin kabulüne, menfi tespit davasının devamı sırasında ödenen 40.000TL bedel yönünden İİK’nun 72/7. maddesi uyarınca davanın istirdat davasına dönüşeceği gözetilerek 40.000 TL’nin davalı …. Şti. ‘den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar…. Ve San. Ltd. Şti. ile davalı … açısından ise menfi tespit ve istirdat isteminin reddine,davalı … açısından tazminat talebi ile ilgili olarak çek icra takibine konulmadığından ve icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden koşulları oluşmayan tazminat talebinin İİK’nın 72. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 09/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.