Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/3688 E. 2017/808 K. 06.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3688
KARAR NO : 2017/808
KARAR TARİHİ : 06.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2013/3622 Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine konu çekte şirket yetkilisi …’in adını ve soyadını yazarak ciro ettiğini, sonradan yazıların üstünü çizerek ciroyu iptal ettiğini, çeke sonradan müvekkili şirkete ait kaşenin basıldığını, çekteki ciro geçersiz olduğu gibi müvekkilinin kendisinden önceki cirantalarla ve senet lehtarı ile hiçbir hukuki ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu çek nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çeke ciro yoluyla hamil olduğunu, dolayısıyla davacının önceki cirantalara karşı ileri sürebileceği şahsi def’i ve itirazları müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, kaldı ki davacının icra dosyasında ödeme taahhüdünde bulunarak borcu kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava çeke dayalı icra takibine yönelik menfi tespit istemine ilişkin olup, davaya konu çek üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda şirket kaşesi üzerindeki ciro imzasının ve ‘…’ yazısının davacı şirket temsilcisi …’in eli ürünü olduğu, … isminin çizildiğinin tespit olunduğu, buna göre cironun iptal edilmiş sayılacağı ve davacının borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının … İcra Müdürlüğü’nün 2013/3622 Esas sayılı dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya konu çek incelendiğinde, keşidecisinin dava dışı … Usta Ltd.Şti, lehtarının ve birinci cirantanın … … olduğu, … … ismi çizildiğinden yok hükmünde olduğu ve daha sonra davacı şirket cirosunun bulunduğu, son hamilin ise davalı olduğu anlaşıldığından, ciro zincirinde kopukluk olmadığı görülmektedir. Bilirkişi incelemesine göre şirket kaşesi üzerindeki imzanın davacı şirket temsilcisi … … eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, davacı şirket cirosunun geçerli olduğu gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.