YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/402
KARAR NO : 2016/7335
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin iki gözünün de görmediğini, takip konusu senede imza atmadığını, imza atmış olsa bile imzanın müvekkiline hile ile attırıldığını, müvekkilinin imzasının tanık huzurunda atılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının muhteviyatını bilerek ve görerek senedi imzaladığını, senedin düzenlendiği tarihte imzaların tasdik edilmesinin gerekmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, bono üzerindeki kefil imzalarının davacının el ürünü olduğu, bununla birlikte mevcut görme kaybı nedeniyle davacının 01.08.2008 tarihli evrakı okuma imkanının mümkün olmadığı, davacının bonoyu farklı bir evrak olduğunu düşünerek imzalamış olabileceği, bononun gerçek bir alacağı içermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, görme engelli tarafından açılan bonodaki imzaların geçersizliğine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK’nun 15/3 maddesi, Noterlik Kanununun 73/1 maddesi uyarınca görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin el yazısı ile imza atmaları yeterlidir. Bu hükümlere göre görme engelli olan davacının dava konusu bonodaki imzaları yasa gereğince geçerli olduğundan salt bu nedenle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.