Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/4718 E. 2017/2573 K. 29.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4718
KARAR NO : 2017/2573
KARAR TARİHİ : 29.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –

Davacı vekili,davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı olarak takip başlattığını, müvekkilinin davalıya çek sebebi ile borcunun bulunmadığını, taraflar arasında alacak-verecek ilişkisi nedeni ile, dava dışı 3.kişilerle birlikte imzaladıkları protokolde belirtilen borç dışında davalıya borcunun olmadığının imza altına alındığını, buna rağmen protokol tarihinden önce keşide edilen çekin icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, bu takibe dayanak olan çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini,davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,söz konusu protokol hükümlerinin takibe dayanak çeki kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının gerçek kişi olup tacir olduğunun iddia ve ispat edilemediği,takibe dayanak çekin alım – satım temel ilişkisine dayanılarak düzenlendiği,senet metninden kaynaklanan bir uyuşmazlık da olmadığı,yapılan açıklamalar ışığında davanın Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kambiyo senedi niteliğinde olan çeke dayalı olarak girişilen kambiyo senetlerine mahsus takip nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı savunmasında taraflar arasında düzenlenen protokolün dava konusu çeki kapsamadığını savunmuştur.Davalı tarafça dava konusu çek sebebe bağlanmamış olduğundan somut olayda çek yönünden TTK.’nunda düzenlenmiş olan kambiyo hukuku hükümlerinin tartışılıp değerlendirilmesi gereklidir.Hal böyle olunca somut olay bakımından davanın TTK.’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca mutlak ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 29/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.