Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/591 E. 2016/10256 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/591
KARAR NO : 2016/10256
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ancak buna rağmen borç ödenmediğinden toplam 16.106,17 TL’nin tahsili için icra takibine geçildiğini, davalıların başlatılan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlar, davalılar vekili 24.03.2014 tarihli dilekçesinde, davaya konu kredinin müvekkilleri tarafından kullanılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla, bankanın asıl alacak miktarının 11.939,97 TL olduğu, 3.672,22 TL işlemiş faiz, 183,61 TL BSMV ve 170,65 TL masraf olmak üzere toplam 15.966,45 TL’yi davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar temyizi yönünden ise, davalılar kredinin kullanılmadığını ve kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığı noktasında itirazları bulunmasına rağmen, mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda bu itirazlar değerlendirilmeden hüküm oluşturulmuştur. Mahkemece dekont istenilmiş, ancak davacı bankanın 16.01.2014 tarihli cevap yazısında dekontların çokluğundan dolayı gönderilemediği bildirilmiştir. Davacı bankanın genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını ve kredi tutarının davalılara ödendiğini kanıtlaması gerekir. Mahkemece, bankacılık konusunda uzman yeni bir bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, davaya konu kredi sözleşmesi kapsamında davalılara kredi kullandırılıp kullandırılmadığının ve kredinin davalılara ödenip ödenmediği belirlendikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.