YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6458
KARAR NO : 2017/2260
KARAR TARİHİ : 21.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl davada davacı vekili,taraflar arasında tekstil aksesuar ürün ithalatı konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin ithal edilerek siparişe konu malların detaylarını davalı ile görüşmeye başladığı dönemde davalıya ithal olunacak ürün numunelerini göndererek gereken kimyasal uygunluk testleri yaptırması ve sonuçların kendilerine uygun olması durumunda siparişe onay vermesini beklediklerini, davalı şirket yetkilisinin 17/07/2013 tarihinde gönderdiği e-mailde “testleri yaptıracağını ancak siparişin beklenmemesi için işleme alınmasını ve kabul edildiğini ” bildirerek fiyat teklif formu ve sipariş formunu imzalayıp gönderdiğini, malların şirket yetkilisine teslim edildiğini malların bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine … 1. İcra Müdürlüğünün 2013/6530 esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını takibin itiraz üzerine durduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını 2 ay öncesinde teslim edilen numune üzerinde gerekli testleri yaptırmayıp tüm malların ithal ve tesliminden sonra testleri yaptırdığını ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacı tarafından teslim edilen ürünlerin yapılan muayene sonucu ayıplı çıktığını, bu durumun davacıya ihbar edildiğini, ürünlerin çevre ve insan sağlına aykırı olduğunu, Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzaların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca ürünlerin ithalatının hukuken mümkün olmadığını, bu durumdaki ürünler için bedel talebinin hukuken ve vicdanen yerinde olmadığını, ürünlerin davacıya teslimi cihetine gidilmiş ise de davacının teslim almadığı ürünlerin müvekkilin deposunda bulunduğunu, sipariş aşamasında peşinat olarak 15.000,00 TL ödeme yaptıklarını, ayıp durumunun ortaya çıkması üzerine bu bedel ödemesini talep ettiklerini ancak iade edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, sipariş aşamasında 15.000,00 TL avans ödemesi yaptıklarını ,ürünlerin ayıplı çıktığını ,taraflar arasındaki cari hesap sonucu davalıdan 10.997,97 TL alacaklı olduklarını ileri sürerek bu bedelin tahsili için yaptıkları icra takibine davalının haksız itirazının iptalini, takibin devamı ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davacının reklamasyon faturası düzenleme ve bu faturaya dayalı olarak takip yapma hakkı olmadığını ithal edilen ürünlerin nitelik ve vasıflarına yönelik vaadi bulunmadığını ,numuneler üzerindeki muayene külfetinin davacıya bırakıldığını ,davacının numuneler üzerinde test yaptırsaydı aynı sonucun ortaya çıkacağını ve ithalat için siparişin verilmeyeceğini savunarak davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre,asıl davanın davacı- birleşen dava davalısı tarafından davalı – birleşen dava davacısı için ithal ve teslim olunan ürün bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı birleşen davanın ise söz konusu ürünler için ödenen peşinatın iadesi hususunda yapılan icra takibine vaki itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerinden ibaret olduğu,davacı – birleşen dava davalısı tarafından davalı-davacının siparişi ve anlaşmaları uyarınca ithal edilip davalıya da teslim edilen ürünlerin yaptırılan inceleme sonucunda çevre ve insan sağlığına zararlı olduğu, konu ile alakalı Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzaların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca ürünlerin ithalatının da mümkün olmadığı halde bu ürünlerin ülkemize sokularak davalıya teslim edildiği, ancak davacının henüz sipariş aşamasında bile kendilerine numune göndererek bunların testlerinin yaptırılıp uygun olduğunun bildirilmesini istenmesine rağmen malların ithal ve teslimine kadar bu yönde bir test yaptırılmadığı gibi davalı tarafından davacıya siparişin beklenmemesi işleme alınarak kabul ettiklerini beyan ettiği, her ne kadar hukuken ithali mümkün olmayan ürünlerdeki bu ayıbın ihbarını süreye dahi tabi olmamasına karşı davalı – birleşen davacının zamanında testler yaptırmamak suretiyle zararın artmasına neden olduğu ve her iki tarafında %50 şer oranında kusurlu bulundukları bu itibarla davacı-birleşen dava davalısının ürün bedellerinin yarısını, davalı-birleşen dava davacısının da bu ürünler için sipariş aşamasında ödemiş olduğu peşinatın yarısını talepte haklı oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalarda tarafların icra takibine vaki itirazlarının kısmen iptallerine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl dava davalısı ve birleşen dosyada davacı … Tekstil Tic. San.Ltd.Şti vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava davacısı ve birleşen davada davalı … Tekstil Konfeksiyon Yan Ürünleri San. Tic.Ltd.Şti vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin faiz oranı yönünden temyizine gelince, davacı icra takip talebinde yıllık %13,75 den az olmamak üzere artan oranlarda avans faizi uygulanmasını talep etmiş takip tarihinde de söz konusu oranın avans faizi oranına karşılık gelmesi üzerine mahkemenin %11 oranında temerrüt faizine hükmetmesi doğru görülmemiş olup bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. bendinin “%11 oranından fazla olmamak kaydıyla” kısmının çıkarılarak yerine “yıllık %13,75 ve” sözcük dizilerinin eklenmesine ve hükmün bu haliyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava davalısı (birleşen dosya davacısı) vekilinin tüm, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle asıl dava davacısı (birleşen dava davalısı) vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “%11 oranından fazla olmamak kaydıyla” ibaresi çıkarılarak yerine “yıllık %13,75 ve” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.