YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6859
KARAR NO : 2017/2031
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine 28.02.2013 vadeli 92.000,00.-TL bono nedeniyle, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/2824 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin mal karşılığı davalıya verildiğini ancak davalı tarafça mal teslimi yapılmadığını, senedin bedelsiz olduğunu ve düzenlendiği anda tanzim tarihi eksik olan evrakın bono vasfında olmadığını belirterek, borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoda “bedeli malen alınmıştır” kaydının yer aldığını, bu kaydın borcun konusunu oluşturan emtianın teslim edildiğine ilişkin yazılı delil niteliğinde olduğunu, davacı tarafın bu kayda rağmen malın teslim edilmediğine dair iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve lehlerine %20 tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, mücerret (soyut) borç ikrarı içeren bir kambiyo senedi olan bononun doğumuna neden olan temel ilişkiden bağımsız olarak geçerli olduğu, bono lehtarının bonoya bağlanmış alacağını temel borç ilişkisine veya bonoya dayanarak talep edilebileceği YİBK’nın 12.4.1933 gün ve 30/6 sayılı ilamında belirtildiği gibi, borç ikrarını içeren bir belgede borcun nedeni belirtilmişse borçlunun bu nedenin gerçekleşmediğini ispat ederek borcundan kurtulacağı malen kaydı bulunan bir bonoda bonoyu düzenleyenin düzenlemeye neden olan malı ikrar etmiş sayılacağı, bu durumda bono lehdarının malı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmeyip aksine malın teslim edilmediği hususunun bonoyu düzenleyen borçlu tarafından ispat edilmesi gerektiği ancak, bono nedeniyle borçlu olmadığını ileri süren davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.