YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8046
KARAR NO : 2017/2901
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu ve davalı arasında 02/07/2012 tarihli kredi çerçeve sözleşmesine istinaden 300.000,00.-TL limitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, söz konusu kredi taksitlerinin zamanında ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edilerek borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini,borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin itiraz ile durdurulduğunu ileri sürerek, davalı itirazın iptali ile asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı borçlunun icra takip tarihi itibariyle genel kredi sözleşmesindeki kefalet sorumluluğu nedeniyle davacı bankaya sorumlu olduğu miktarın toplam 220.903,84.-TL’den ibaret bulunduğu, davacının takipteki talebiyle bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun itirazının kısmen iptaline ve alacağın likit nitelikte oluşu gözetilerek de davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.5.4 ve 2.5.6 maddelerine göre kredi ilişkisinin aynı zamanda cari hesap sözleşmesi şeklinde işleyeceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde yerinde, gerektiğinde talimat yoluyla, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla kredi sözleşmesi hükümleri gözetilerek banka alacağının belirlenmesi ve uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı banka yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacı bankanın diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin harcın istek halinde iadesine, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.