Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/8737 E. 2017/2652 K. 03.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8737
KARAR NO : 2017/2652
KARAR TARİHİ : 03.04.2017

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne / kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya müvekkili bankadan kredi kartı tahsis edildiğini, kredi kartı borcu ödenmeyince hesabın kat edilerek kredi kartının iptal edildiğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine … . İcra Müdürlüğü’nün 2014/13661 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yasal süre içinde borca karşı itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takip işleminin haksız ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin kartının ATM cihazına sıkıştığını, en yakın şubeye gidip şubenin açılmasını beklerken kartından 4.000,00.-TL işlem yapıldığının mesajla bildirilmesi üzerine müşteri hizmetlerini arayıp durumu bildirdikten sonra karakola giderek şikayette bulunduğunu, davacı bankanın dolandırıcılık olaylarına karşı kart hamilini korumakla yükümlü olduğu halde sorumluluklarını yerine getirmediğini, ağır kusurlu olduğunu, ihmali ile davalı müvekkilini mağdur ettiğini, bu nedenle takibe konu borçtan sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine ve lehlerine %20 tazminat verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu nakit çekim işlemini kart şifresini kullanarak gerçekleştirildiği bankanın nakit çekim işleminden sorumlu olmadığı ve ayrıca ATM cihazının güvenliği konusunda kusur ya da ihmalinin olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan toplamda 4.751,79.-TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 03/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.