Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/9173 E. 2017/2319 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9173
KARAR NO : 2017/2319
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı asil, hakkındaki takibe konu toplam 25.000 TL bedelindeki iki adet senedin teminat senedi olduğunu, bahsi geçen senetler için davalıya mal verdiğini, dava dosyasına sunmuş olduğu mal teslim fişlerinden de anlaşılacağı üzere malları teslim ettiğini ve dolayısıyla borcunu ödemiş olduğunu ileri sürerek icra takibine konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin komisyoncu, davacının ise müstahsil olduğunu, müvekkilinin davacıya sebze ve meyve üretmesi için nakit para verdiğini, karşılığında söz konusu senetleri aldığını, müstahsil davacının mal teslim etmesi halinde satış bedellerinden avans verilen parayı müvekkilinin tahsil ettiğini, davacının getirmiş olduğu malların cari hesaptan düşümünün yapıldığını ve davacının müvekkiline 25.573 TL borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, senetlerin teminat senedi olduğuna ya da ödendiğine dair yazılı belge ibraz edilmediği, tarafların sunduğu cari hesap defteri ve teslim fişlerinin incelenmesinde davacının davalıya borçlu gözüktüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu senetlerin bedelsizliği iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır. Davalı savunmasında ve mahkemedeki isticvabında davacı tarafından üretilecek ve kendisine teslim edilecek mallara avans olarak bu senetleri aldığını, muhtelif tarihlerde teslimat yapıldığını, 13.11.2011, 14.11.2011 ve 15.11.2011 tarihlerinde yapılan teslimatlara ilişkin belgelerin kaybedilmesi nedeniyle bunların yerine 29.11.2011 tarihli belge verildiğini, bu belgenin mükerrer olduğunu bildirmiştir. Somut olayda ispat yükü davalı tarafa aittir. Davalı cari hesap belgelerinde de kayıtlı olan 29.11.2011 tarihli mükerrer olduğunu bildirdiği belge nedeniyle davacıdan mal teslim almadığını kanıtlamak zorundadır. Bu konuda davalıya ispat imkanı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.