YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1625
KARAR NO : 2017/7252
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı asil … ve vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların ve davalı asilin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkilinden veresiye satış senedi karşılığı akaryakıt aldığını, ancak akaryakıt bedelini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının takip tarihi itibariyle veresiye senetlerine ve faturalara konu yakıt borcunu ödemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davası icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Bu nedenle alacak miktarının icra takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. Ancak takip tarihi ile dava tarihi arasında ödeme mevcut ise bu ödemeler yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmamakta olup sadece ödeme tarihlerine kadar talep varsa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi verilebilir. Diğer yandan davadan sonra yapılan ödemeler ise infazda dikkate alınacağından alacaktan mahsubu mümkün değildir.
Bu durumda açıklanan kural gözetilerek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan tarafların iddia ve savunmaları gözetilerek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.