YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2137
KARAR NO : 2019/320
KARAR TARİHİ : 21.01.2019
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereği davalının kullanmış olduğu banka kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil olmayı kabul etmiş olduğunu, davalının borcunu ödememesi nedeniyle, dosya kapsamında olan dekontlar ile de sabit olduğu üzere alacaklı bankaya ödeme yaptığını bu nedenle davalıya….İcra Müdürlüğü’nün 2014/466 esas sayılı takip dosyası ile takip başlatmış olduklarını ancak davalının borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline karar verilmesini ayrıca borçlunun asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kardeşi …’nın Ilgın … Bankası Şubesine…. Gıda Pazarlama adına 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında dönem dönem ödemeler yaptığını ve bu ödemelerin borçlarına istinaden yapıldığını, …. Şubesinden çekmiş olduğu 52.000,00 TL tutarındaki kredinin 21.000,00 TL’sinin aynı anda ….’na şirketi adına yatırmış olduğunu bunun bankadan temin edilecek dekontlar ile ispatlanabileceğini, …. Gıda ile ortak iş yaptıkları için 25 adet 2.000,00 TL bono imzalandığını ve bu bonoların borç karşılığı verilmemiş olduğunu hatta tarih bile atılmadığını, bu bonoları ….’ın kafasına göre doldurduğunu, bono senetlerine karşılık aleyhinde 28.500,00 TL tutarlı takip başlatılmış olduğunu ve takibe istinaden her ay 1.500,00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini ve ödemelerini zamanında gerçekleştirildiğini bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayda davacı davalının kredi borcuna istinaden kefil olması hasebiyle ödediği borcu davalıya rücu hakkına sahip olduğu bu nedenle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin rücudan kaynaklandığı değerlendirilerek, yapılan ödemelerde kefillik ilişkisi kaydının düşülerek yapıldığı, davalının davacıya borçlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının davacıya olan borcundan dolayı davacının ortağı olduğu ve ayrı tüzel kişiliğe sahip şirketlere yapılan ödemeyle borçtan kurtulamayacağı ve davacının bu şekilde bir ödeme yapması için davalıya talimat verdiği de ispat edilemediğinden davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.