Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/2274 E. 2019/375 K. 22.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2274
KARAR NO : 2019/375
KARAR TARİHİ : 22.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davacı hakkında dört adet bonoya dayalı olarak … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014-45 esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, takibin usulsüz bir şekilde kesinleştirildiğini,bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığını, bir tane bononun borçlusunun dahi belli olmadığını ileri sürerek söz konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine,davalının asıl alacağın % 50’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.07.2014 tarihli replik dilekçesi ile de davacıdan fuzulen tahsil edilen 8.430 TL’nin de istirdadına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı şirket vekili, davacının davalıdan ilaç aldığını, bakiye borcunu ödememesi nedeniyle borçlu bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu benimsenen bilirkişi raporuna göre davaya konu icra takibine dayanak teşkil neden 4 farklı bono altındaki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığı hususunun sabit olduğu gerekçesiyle bunlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminata hükmedilmiş, 15.198 TL üzerinden dava değerinin gösterilerek nispi harç yatırıldığı, ardından ise 10.07.2014 tarihli replik dilekçesinde netice kısmında davacıdan fuzulen tahsil edilen 8.430 TL’nin de istirdadına karar verilmesi talebinde bulunulduğu, ancak parayla ölçülebilen işbu talebine yönelik herhangi bir nispi harç yatırılmadığı,HMK md.141 uyarınca tarafların serbestçe iddia ve savunmalarını genişletmeleri mümkün ise de bu genişletmenin nispi harçtan muaf olamayacağı, harcı yatırılmamış bir talebin ise usulüne uygun şekilde açılmış bir dava niteliği kazanamayacağı ve bu talep hakkında herhangi bir karar verilemeyeceği,buna göre davacı vekilince ileri sürülen istirdat talebi hakkında usulünce açılmış bulunan bir dava olmadığı gerekçesiyle hükme konu edilmediği şeklinde karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine ,
2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince İ.İ.K. 72-6 . madde hükmü uyarınca borçlu menfi tespit davası sonucunda tedbir kararı almamış ve borçta ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edileceği hükmüne yer verilmiş olup mahkemece menfi tespit isteminin kabul edilmesi nedeniyle istirdat istemininde kabul edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ…:1- nolu bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine,2- nolu bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 22/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.