Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/258 E. 2017/4262 K. 29.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/258
KARAR NO : 2017/4262
KARAR TARİHİ : 29.05.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava sipariş edilen malların teslim edilmemesi ve bir kısım teslim edilenlerin ise ayıplı olması nedeniyle davalıya verilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen miktarın istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 13/07/2009 tarih 2009/5609 Esas,6983 karar sayılı ilamıyla “ BK 182/2 maddesi hilafına adet veya mukavele mevcut değilse satıcı ve alıcı borçlarini aynı zamanda ifa etmekle mükelleftir, hükmünü içermektedir.Bu yasal karinenin aksinin davacı tarafından uygun delillerle kanıtlanması gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkemece bozma hükmüne uyulmasına rağmen gereği yerine getirilmediği için mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ikinci karar da Dairemizin 13/07/2011 tarih 2011/8379 Esas, 9984 karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.Mahkemece hükümde direnilmişse de HGK’nun 14/05/2014 tarih 2013/19-1100-2014/659 sayılı kararı ile dosya Dairemize verilen hükmün direnme hükmü niteliğinde olmadığı yeni hüküm olduğu gerekcesiyle geri çevrilmiş ve Dairemizin 11/04/2014 tarih 2014/11556 Esas ,15956 karar sayılı ilamıyla önceki bozma ilamlarına atıf yapılarak yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
Dosya içeriğinde mevcut bozma ilamları dikkate alındığında ispat külfetinin davacı tarafta olduğu öncelikle dava konusu edilen çeklerin ve nakdi ödemenin sipariş avans olarak davalıya verildiğinin yazılı delillerle kanıtlanması gerekir.Dosyaya sunulan davacı delilleri arasında bu yöne ilişkin herhangi bir delil bulunmamaktadır.Hal böyle olunca davanın reddi gerekirken ispat külfetinin tayininde ısrarla hata yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.