YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3157
KARAR NO : 2019/1549
KARAR TARİHİ : 11.03.2019
19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/50-2016/165
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalının murisinin kullandığı kredili mevduat hesabına ilişkin alacağın tahsili için mirasçılar aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, murisin vefatı nedeniyle mirasçılarına ödeme emri gönderildiği, davalı borçlunun yetki itirazında bulunduğu, davacının yetki itirazı nedeniyle herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/1- k maddesinde “tüketici”, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-e maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir.
Yine anılan yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava, tüketici kredisinin geri ödemesinin aksamasından kaynaklanan alacağın tahsilini amaçlayan itirazın iptali davasıdır. Dava tarihi itibariyle işbu davaya bakma görevi tüketici mahkemesine ait olup görev yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacak bir dava şartıdır. Mahkemece davanın görev yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.