Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/3397 E. 2019/2005 K. 26.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3397
KARAR NO : 2019/2005
KARAR TARİHİ : 26.03.2019

19. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının … 27. İcra Müdürlüğünün 2012/1045 E. – sayılı takip dosyasına konu yaptığı 21.10.2010 tarihli 300.000 TL bedelli senetteki kefil imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek borçlu bulunulmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu borçlusu dava dışı …, kefili davacı olan senet nedeniyle dava dışı … hakkında … 9. Ağır Ceza Mahkemesinde resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın beraat ile sonuçlandığını, davacı tarafından … 12. İcra Müdürlüğünün 2012/164 E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, bu davada alınan rapor ile imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşıldığından red kararı verildiğini ve Yargıtay 12. HD tarafından red kararının onandığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile %20 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde kesinleşen İcra mahkemesi kararının dayanağı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen rapora göre imza davacının eli ürünü olduğundan başkaca bir araştırma yapılmasına gerek görülmeden davanın reddine karar verilmiş hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26/01/2015 tarih, 2014/3509 Esas ve 2015/948 Karar sayılı bozma ilamında ;”…..Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumunun imza incelemesi yönünden son mercii olmadığı da gözetilerek mahkemece yeniden imza incelemesi yaptırılması veya yukarıda sözü edilen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek TBK’nın 74. md hükmü karşısında hukuk hakimini bağlayıcılığı üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık bir süre geçtiği ve iş bu dava dosyasının taraflarca yenilenmediği gerekçesiyle davanın HMK.nun 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.