Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2017/343 E. 2019/63 K. 14.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/343
KARAR NO : 2019/63
KARAR TARİHİ : 14.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, dava dışı şirkete davacı tarafından verilen çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, dava dışı şirket tarafından kredi teminatı olarak davalı bankaya verilen çeklerin rehin cirosu ile verildiği, rehin cirosu olmasa dahi tahsil cirosu ile verildiğinin kabûlü gerektiğinden bahisle dava konusu çeklerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin davalı bankanın kredili müşterisi dava dışı şirket tarafından kullanmış olduğu kredilerden mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla bankaya verildiği, davalı bankanın iyiniyetli yetkili hamil olduğu, çeklerde bedeli teminattır ibaresinin yer almadığı, keşideci ile lehtar arasındaki iç ilişkinin çekin hukuki varlığını etkilemediği savunmasıyla davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin davacı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden verildiği, çeklerin dava dışı şirket tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredi sözleşmesi içerisinde davalıya teslim edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 689. maddesine göre cironun rehin cirosu olabilmesi için senet üzerinde “bedeli teminattır” “bedeli rehindir” ibaresi veya rehnetmeyi belirten diğer bir kaydı taşıması gerektiği, dava konusu çek üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığından davalıya yapılan cironun temlik cirosu olduğu, dava konusu çekin teminat olarak değil, kredi borcundan mahsup edilmek maksadı ile temlik alındığının banka cevaplarından anlaşıldığı, davalı bankanın kötü niyetli olduğu ispatlanmadı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.