YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4818
KARAR NO : 2019/2422
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın … yönünden reddine, … yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Mahkemece, “icra takibine konu asıl alacağın 24.166,05 TL olduğu, davalı …’in (24.166,05 – 6.600) 17.566,05 TL’ye itiraz ettiği, davalının itirazının haksız olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edildiğinden kısmı itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısım (17.566,05 TL) yönünden de devamına karar verilmiştir. Kısa kararda itiraz edilen kısım sehven 6.600 TL yazılmış, 6.600 TL borcu davalı …’in kabul ettiği, itiraz edilen kısım miktarı (24.166,05 – 6.600) 17.566,05 TL olduğundan gerekçeli kararda itiraz edilen kısım 17.566,05 düzeltilmiştir.” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hüküm fıkrasında “Davalının … 4. İcra Dairesinin 2013/570 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu kısmı itirazın iptali ile takibin itiraz edilen kısım (6.600,00 TL) yönünden de devamına,” karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK’nın 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda tazminat ile ilgili hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda “Asıl alacak likit olduğundan davalı …’in asıl alacağın (17.566,05 TL) % 20’sine tekabül eden 3.513,21 TL inkar tazminatının davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine” denilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HMK m.298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.