YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/828
KARAR NO : 2018/6240
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
19. HUKUK DAİRESİ YARGITAY KARARI
Taraflar arasındaki menfî tesbit davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı, davalıların ortak olarak müteahhitlik yaptıklarını, davacı ile davalı …’in daire karşılığı iş yapım sözleşmesi imzaladığını, davacının yapılacak inşaatın birtakım boya, alçı ve kartonpiyer işlerinin yapımı ve bir miktar alacak karşılığında davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacıdan teminat olarak bedel ve ödeme tarihi boş şekilde senet alındığını, senedin davalı …’e teslim edildiğini, davacının üzerine düşen edimlerinin tamamına yakınının ifa edildiğini, taşınmazın tapu devrinin gerçekleştirildiğini ancak senedin iade edilmediğini, icra takibine konu edildiğini, davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu iddia ederek 15.03.2012 vade tarihli senetten dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacının kendisine sözleşmeye konu senedi vermediğini, sözleşme edimlerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, senedin ciro yoluyla alındığını, davacı ve diğer davalı arasındaki ilişkiden habersiz olduğunu, iyiniyetli şekilde senedi iktisap ettiğini, davacının senedin teminat senedi olduğuna dair hususu yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalıların yargılandığı ceza yargılamasında senet üzerindeki değişikliğe dair değerlendirmelerin somut delillere dayanmadığı, konunun hukukî ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, sözleşmede senet verilmesi hususunun kararlaştırıldığının tartışmasız olduğu, davacının senedin teminat senedi olduğu ve sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispatlaması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu bononun dolandırıcılıkta kullanıldığına dair davalıların sanık, davacının müdahil olduğu ceza davasının sonucu beklenmiş ise de hüküm celsesinde dosyanın karara çıktığı ve temyiz edilmek üzere Yargıtay’da olduğunun saptanmasına göre ceza davasının kesinleşmesinin beklenmeden ve bunun sebebi gösterilmeden, bu konuda bir ara karar kurulmadan tahkikata son verilmiştir.
Bilindiği gibi TBK.’nın 74. maddesi (BK. 53. md.) gereğince ceza hakiminin mahkumiyet kararının dayandığı maddî vakıalar hukuk hakimini bağlar. Bu itibarla mahkemece davalıların sanık olarak yargılandığı davada verilen beraat kararının temyiz incelemesi sonucunda bozulabileceği ihtimali gözetilerek ceza davası kararının kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.