YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1026
KARAR NO : 2019/2136
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine hakkında icra takibi yapıldığını, takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davalının kredi borcunu bankaya ödediğini ve ödenmeye devam edildiğini,hesap kat ihtarı düzenlenmediği için davalının temerrüdünün de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı bankaya takibe konu asıl alacağın tespiti için gerekli olan hesap ekstrelerini, faiz oranlarını gösteren genelge ya da faiz oranları listesini sunması için yazı yazıldığı, yazıya cevap verilmediği,davacı temlik alan vekiline incelemeye esas alınacak belgeleri sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen süre sonunda delillerin sunulmadığı,HMK’nın 190. maddesine göre, ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu,somut olayda davacının alacağını ispat yükü altında bulunduğu,taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda delillerin taraflarca göstereceği,davacı tarafından alacağı kanıtlayacak delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir miktar borç olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı, borcun önemli bir miktarını ödediğini ve ödemeye de devam ettiği savunmasında bulunmuştur.Bu durumda mahkemece varsa davalının ödemeye dair makbuz ve dekont örneklerinin istenerek ve bilirkişiye şube kayıtları üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek davacının takip tarihi itibariyle sözleşmeden kaynaklanan alacağı ile varsa davalının takip sonrasına ait ödemeleri de hesaplatılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.