Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/2648 E. 2018/6227 K. 29.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2648
KARAR NO : 2018/6227
KARAR TARİHİ : 29.11.2018

19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden davanın kabulüne yönelik hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili; davacının davalılardan … A.Ş. ile sözleşme yaptığını ve avans aldığını, karşılığında teminat olarak davaya konu senetlerin vade ve alacaklısı yazılmadan davalı şirkete verildiğini, diğer davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalı şirket tarafından, senetlerin hukuka aykırı olarak davalı …’ın eline geçtiğinin belirtildiğini, davalı … tarafından senetlerin takibe konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davaya konu senetlerin davacı ile yapılan sözleşme nedeniyle teminat olarak alındığını, davacının tütün teslimi sonrasında senedin iade edilemediğini, davalı şirketin görevlilerinin bir dönem davalı … ile aynı ofiste çalıştıklarını, alınan senetleri bu ofiste muhafaza ettiklerini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek haklı bir sebebe dayanmadığı düşünülen senetlerin takibi hususunda davalı …’ın kötüniyetli olduğu düşünüldüğünden hükmün diğer davalı aleyhine kurulmasını talep emiştir.
Davalı … vekili; davalının diğer davalı şirket ile ara sıra birlikte iş yaptıklarını, davalı …’ın tütün alım satım işi ile uğraştığını, davalının köylüden aldığı tütünleri … Şirketine sattığını, davacının davalıya gelerek tütünleri kendisine vereceğini söyleyerek davalıdan 26.000 TL avans aldığını, kendi aralarında bir senet yaptıklarını, ancak davacının söz verdiği üzere tütünleri teslim etmediğini, davacının tütünleri … şirketine verdiğini ve şirketten de avans aldığını, davacının … şirketi ile yaptığı anlaşmadan davalı …’ın haberinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme uyarınca davacının tütün alım satım karşılığında almış olduğu avansa karşılık davalı şirkete 20.000 TL ve 6.000 TL olmak üzere iki tane teminat amaçlı senet verdiği, ancak daha sonra davalı şirketle aynı iş yerinde başka bir işle uğraşan davalı …’ın söz konusu teminat amaçlı senetleri doldurarak işleme koyduğu, bu hususun söz konusu senetlerin doldurulmadan önceki halini gösteren senet fotokopisi ile ispatlandığı, ayrıca davalı şirket tarafından düzenlenen müstahsil makbuzunda da davalı şirketin davacıya 26.000 TL avans verdiğinin belirtilmiş olduğu, davalı … tarafından takibe konulan senetlerin davacı tarafından davalı şirkete teminat amaçlı verilen senetler olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bonoya dayalı takipten dolayı menfi tespit davası açmıştır. Davacı iddialarını kanuni delillerle ispatlamak zorundadır. Mahkemenin kanuni delillerle ispatlanamayan davanın kabulü şeklinde kararı hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 29/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.