Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/676 E. 2019/3050 K. 09.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/676
KARAR NO : 2019/3050
KARAR TARİHİ : 09.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davalılardan … tarafından davacı aleyhine icra takibi yaptığını, davacı ile davalı … arasında hiçbir akdi ilişki olmadığını, bononun diğer davalı …’nin babasına hatır bonosu olarak verilip sonradan davalılarca doldurulduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, icra takibinin …’da yapıldığını ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, bononun alacağa karşılık düzenlendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların aleyhlerine açılan ceza davasında her ne kadar beraat etmiş iseler de davalılar beyanına göre alacaklı hanesi açık düzenlenen bononun sonradan alacaklı hanesine … yazılmak suretiyle icra takibine konulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekilince temyiz edilmiş olup Dairemizin 24.09.2012 tarih 2012/3938 E. 2012/13379 K. sayılı ilamı ile “Dava ve takip konusu bonodaki imza inkar edilmemiştir. Lehtar hanesi açık olarak bono düzenlenmesi mümkün olup tedavüle çıkarıldığında açık bırakılan yerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatı keşideci borçluya aittir.İspat senede karşı senet kuralına göre yapılması gerekir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Davalı … yönünden mahkemece verilen 29.11.2011 tarih 2008/120 Esas ve 2011/403 Karar sayılı kararın kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme tarafından verilen karar Dairemizce bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyulmuş ise de verilen yeni kararda önceki karar bozulmakla ortadan kalktığı düşünülmeden davalı … yönünden işin esası hakkında karar verilmemesi HMK ‘nun 297/1. ve 2. maddelerine aykırı olmuş ve bu durum bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.