Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/83 E. 2019/600 K. 05.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/83
KARAR NO : 2019/600
KARAR TARİHİ : 05.02.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– KARAR –

Davacı vekili, davacı … Bankasına devredilen Toprakbank A.Ş. ile davalılardan … Empirme San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin diğer davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, kredi borcu ödenmediği için 28/02/2000 tarihinde hesabın kat edildiğini, daha sonra 25/03/2008 tarihinde çekilen ihtara rağmen ödeme yapılmadığından başlattığı icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … Empirme San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … vekili ve davalılar … ve Konfeksiyon A.Ş., … Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti. ve … İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. temsilcisi, dava konusu alacak ve teminat mektuplarının zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, nakte çevrildiği için ödeme talep edilen teminat mektubu toplam tutarının 36.230 TL olmasına rağmen bankaca 54.585 TL talep edilmesinin sebebinin anlaşılamadığını, gayri nakti teminat mektuplarına yönelik talebi konu teminat mektuplarının kullandırıldığı yatırım teşvik belgeleri kapatıldığından, bir kısmı içinde ithal edilen mallara ilişkin ertelenen KDV için verildiği ve bu mallar için ödenen KDV’nin teminat mektubu tutarını aştığından bu teminat mektuplarının nakte çevrilme riski kalmadığından davacı bankanın talebinde haklı olmadığını, ayrıca genel kredi sözleşmelerinde kefalet limiti açıkça yazılı olmadığından kefil olan davalıların da sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre, teminat mektubu riskinin ortadan kalkması için yatırım teşvik belgesinin kapatılmasının yeterli olmadığı bu teminat mektuplarına ilişkin hükümsüz kaldığına dair mahkeme kararı ya da bankaya ibraz edildiğine dair belge sunulması gerektiği, davacının depo talebine konu ettiği teminat mektuplarından bankaya iade edilenlerin bedeli düşüldüğünde 96.081,63 TL’lik teminat mektubuna ilişkin riskin devam ettiği gerekçesiyle depo talebinin kısmen kabulü ile 96.081,63 TL’nin davalılar tarafından vadesiz hesaba depo ettirilmesine, davalıların nakti komisyon alacağına ilişkin sorumluluklarının takip ve dava tarihi itibariyle devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının nakti komisyon alacağının asıl alacak olarak 48.829,78 TL, işlemiş faizin 183.093,06 TL, BSMV’nin 9.254,59 TL ve masrafın 2.299,57 TL olmak üzere toplam 243.477,00 TL olduğu, davacının talep ettiği icra takibi sırasında uygulanan, taraflar arasındaki sözleşmenin 44.2 maddesinde gösterilen %55 akti faizin 50 puan fazlasıyla %105 oranındaki temerrüd faizinin alacağın 1999 yılı ve sonrasına ilişkin olması dikkate alındığından sözleşmeye uygun olarak belirlendiği, tarafların tacir olması dikkate alındığında davalıların temerrüde düşmelerinden bu yana geçen süre itibari ile faiz indirimi talebinde bulunmalarının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve yasal mevzuat karşısında uygun olmadığı, takip tarihinden itibaren 01/07/2012 tarihine kadar (Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddelerinin yürürlüğe girdiği tarih) taraflar arasında kararlaştırılmış faiz oranının işletilmesine, bu tarihten sonra TBK’nın 88-122 hükmü gereği avans faizinin iki katı oranında temerrüd faizi ve %5 gider faizi uygulanmasına, kabul edilen nakti alacak likit bulunduğunda %40 icra inkar tazminatının davalılardan alınmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece takip tarihinden TBK’nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihine kadar sözleşme faizi, 01/07/2012 tarihinden sonra ise TBK’nın 88. ve 120. maddeleri gereğince avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiş ise de TTK’nın 8/1 maddesi gereğince ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebileceği ve bu hükmün özel bir hüküm olması karşısında daha genel bir hüküm olan TBK’nın 88. ve 120. maddelerinin uygulanması somut olayın ticari iş olması sebebiyle mümkün değildir. Bu nedenle yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekirken bu husus yeni bir yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün gerekçesinin son paragrafında yer alan; “takip tarihinden itibaren 01/07/2012 tarihine kadar (Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddelerinin yürürlüğe girdiği tarih) taraflar arasında kararlaştırılmış faiz oranının işletilmesine, bu tarihten sonra TBK’nın 88-122 hükmü gereği avans faizinin iki katı oranında temerrüd faizi ve %5 gider faizi uygulanmasına,” sözcüklerinin gerekçeden çıkarılmasına ve hüküm fıkrasının 1. maddesinin (A) fıkrasının 2. paragrafında yer alan; “Takip tarihinden itibaren 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %105 temerrüt faizi ve faiz için %5 gider vergisi, 01.07.2012 tarihinden sonra avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faiz için %5 gider vergisi ” sözcük ve rakamları çıkarılarak yerine “takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %105 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi” sözcük ve rakamlarının yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 1. maddesinin ikinci (b) fıkrasının son cümlesinde yer alan; “avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizlerle %5 gider vergisi” sözcük ve rakamlarının çıkarılarak yerlerine “yıllık %105 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi” sözcük ve rakamlarının yazılarak 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün gerekçesinin son paragrafında yer alan; “takip tarihinden itibaren 01/07/2012 tarihine kadar (Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddelerinin yürürlüğe girdiği tarih) taraflar arasında kararlaştırılmış faiz oranının işletilmesine, bu tarihten sonra TBK’nın 88-122 hükmü gereği avans faizinin iki katı oranında temerrüd faizi ve %5 gider faizi uygulanmasına,” sözcük ve rakamlarının gerekçeden çıkarılmasına ve hükmün 1. maddesinin (A) fıkrasının 2. paragrafında yer alan; “Takip tarihinden itibaren 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %105 temerrüt faizi ve faiz için %5 gider vergisi, 01.07.2012 tarihinden sonra avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faiz için %5 gider vergisi” sözcük ve rakamları çıkarılarak yerine “takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %105 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi” sözcük ve rakamlarının eklenmesine, yine hüküm fıkrasının 1. maddesinin ikinci (b) fıkrasının son cümlesinde yer alan; “avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizlerle %5 gider vergisi” sözcük ve rakamlarının çıkarılarak yerine “yıllık %105 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında gider vergisi” sözcük ve rakamlarının yazılarak hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.