Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2018/931 E. 2018/6304 K. 04.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/931
KARAR NO : 2018/6304
KARAR TARİHİ : 04.12.2018

19. HUKUK DAİRESİ
YARGITAY KARARI
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı tarafından davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının bir süre davacı şirket avukatlığını yapmış ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre çok fahiş olan senetlerin bedelsiz olduğunu, senetlerin tanzim tarihinde davacı şirketi temsile yeni atanmış …’ın kısa süre içerisinde bu denli bir mal ve hizmet almasının mümkün olmadığını, takibe dayanak çeklerin şirket kayıtlarında yer almadığını, davacı ile dava dışı temsilci …’ın birlikte kötü niyetli olarak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davacı şirketin davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, davacının iddialarının doğru olmadığını, bonoların sebepten mücerret borç senetleri olduğunu, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiklerini, bu sebeple senet var iken davacının borçlu olmadığı iddiasının doğru olmadığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kambiyo senedine karşı borçlu olunmadığı iddiasının yasal delillerle ispat edilemediği gibi karşı tarafa yemin de teklif edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalar ile tedbir uygulanmadığından tazminat isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.