YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2542
KARAR NO : 2020/871
KARAR TARİHİ : 08.06.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– KARAR –
Davacılar vekili, …’ın 01.11.2004 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesini imzaladığını, ayrıca … plakalı aracın alımı için kullanılan kredi sözleşmesini her iki davacının da imzaladığını, …’ın okur yazar olmadığını ve sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, 2006 yılının başından itibaren araç kredisinin 6.000,00 TL’lik kısmının ödenemediğini, bankanın bu miktarı aşar şekilde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlattığı takipte aracın satıldığını ve davalının rehin açığı belgesi alarak bu defa ilamsız takip yaptığını belirterek davacıların icra dosyalarında istenilen miktarda borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyalarında borçlunun … olduğunu, …’ın hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı borçlunun okur yazar olmadığı iddiasının TMK’nın 2. maddesiyle ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankaya dava tarihi itibariyle kredi kartı alacağı ile ilgili olarak 196.641,91 TL, tüketici kredisi ile ilgili olarak 28.806,45 TL tutarında borçlu olduğu, davacının davalıya borçlu olmadığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, yargılama safahatında icra takibin durdurulmasına karar verildiğinden İİK’nın 72. maddesinde belirtilen kötüniyet tazminatının yasal koşulları oluştuğudan davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmişse de menfi tespit davasının konusunu teşkil eden borcun dayanağı taşıt kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, 02.05.2014 tarihinde gerçek kişi … ve … tarafından açılan davanın tarihi itibarı ile kredi kartından kaynaklanan alacağın tüketici sıfatına haiz davacılar tarafından tüketici mahkemesinde açılması gerektiği gibi yine diğer kredi sözleşmesinin de tüketici kredisi sözleşmesi niteliğinde olması sebebiyle taşıt kredisi sözleşmesinden kaynaklanan davanın da tüketici mahkemesinde açılması gerekir. Mahkemece görev hususu re’sen gözetilerek davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 08.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.