YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/262
KARAR NO : 2020/1366
KARAR TARİHİ : 08.07.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … gelmiş, başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı tarafından her iki davalıya karşı açılan menfi tespit davası her iki davalı yönünden kabul edilmiş, davalıların temyizi üzerine davalı şirkete yönelik temyiz itirazı red edilmiş, hüküm diğer davalı …’ün senedin bedelsiz olduğunu bile bile kötü niyetle iktisap edip etmediği yönünden araştırma yapılması için bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve Dairemizce verilen bozma kararı ile hüküm tamamen ortadan kalktığı halde davalı şirket yönünden davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak korunarak yeniden bir hüküm kurulmamıştır. Davalı … yönünden ise davalı … hakkında gerekli açıklama yapılmadan infazda tereddüt doğuracak biçimde hüküm kurulmuştur. Bu sebeple her iki davalı hakkında kurulan hüküm de HMK’ya aykırıdır. Mahkemece HMK’nın 297. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her bir talep hakkında açık ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.
Davalı … bakımından esas hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince, davalı …’ün dava konusu senedi bedelsiz olduğunu bile bile kötü niyetle iktisap ettiğinin ispatı için gösterilen ve mahkemece dinlenen tanığın beyanı, davalı …’ün kötü niyetini ispata yeterli değildir. Yine hükmüne uyulan bozma ilamından (Dairemizin 2017/571 esas ve 2017/7105 karar sayılı ve 18.10.2017 tarihli) önceki gerekçeli kararda yapılan ticari defterlere ilişkin tespitlerin tekrarlanması da doğru değildir.
Mahkemece yukarıda açıklanan olgular değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve ayrıca HMK’nın hüküm kurma esaslarına riayet edilmemesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 08.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.