Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2019/2932 E. 2020/1237 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2932
KARAR NO : 2020/1237
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

Davacı … vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … arasında görülen dava hakkında Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 2013/398 esas ve 2016/1155 karar sayılı ve 21.10.2016 tarihli hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 2017/3326 esas ve 2019/2782 karar sayılı ve 30.04.2019 tarihli ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı 100.000,00 TL borç mutabakat belgesinin 91.350,00 TL’sinin ödenmediğini belirterek bu miktar alacağın davalıdan tahsilini istemektedir. Davalı ise davacıya toplam 35.000,00 TL’lik 3 adet çekle ödeme yaptığını savunmuş ve borcunun olmadığını bildirmiştir. Mahkemece, bu çeklerden her biri 5.000,00 TL olan 2 adet çekin ödenmiş olduğu saptanmış ve davacı alacağından düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, 25.000,00 TL’lik Denizbank’a ait çekin, çeki keşide eden banka müşterisi tarafından çeki veren bankaya iade edilmiş olması nedeniyle bunun bir ödeme olmadığı şeklinde görüş bildiren bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının 25.000,00 TL’lik ödemesi savunması dikkate alınmamıştır. Halbuki keşidecesi tarafından keşide edilerek tedavüle konulan bir çekin sonradan tedavülden alınarak çekin muhatap bankasına çek sorumluluğunu kaldırmak için iade eden keşidecinin bu çeki bedelini ödeyerek tedavülden çektiği hususu bir karinedir. Bu durumda mahkemece davalının kendisine keşide edilmiş ve cirosu ile davacıya verdiği anlaşılan bu çekin ödendiğinin karine kabul edilmesi, bu karinenin aksinin ispatı için davacıya delil sunma fırsatı verilmesi, davacının karinenin aksini ispat edememesi halinde bu çek bedelinin de davalının borcundan düşülerek karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmadığından yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken onanması doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin bu yönden kabulü ile Dairemizin 2017/3326 esas ve 2019/2782 karar sayılı ve 30/04/2019 tarihli onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 2017/3326 esas ve 2019/2782 karar sayılı ve 30/04/2019 tarihli onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile red karar harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 24.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.