Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2019/761 E. 2019/2113 K. 28.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/761
KARAR NO : 2019/2113
KARAR TARİHİ : 28.03.2019

19. HUKUK DAİRESİ

Davacı …. vek. Av. … ile davalılar 1-… San. Tic. Ltd. Şti. 2-… 3-… 4-… 5-… vek. Av. … aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 20.12.2011 gün ve 2011/622 E. – 2011/618 K. sayılı hükmün davalılar vekilince adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 201/9400 esas ve 2012/15241 karar sayılı ve 17.10.2012 tarihli kararıyla davalılar vekilinin adli yardım talebinin reddine, hükmü temyiz eden davalılar vekilince temyiz harç ve giderlerini yatırması için HUMK’nun 434/3 maddesi gereğince bildirimde bulunulmasına karar verildiği, davalılar vekilince Dairemizin işbu kararının tavzih edilmesi istemiyle talepte bulunulduğu, bu arada yerel mahkemece davalılar vekiline temyiz harç ve masraflarını yatırması için muhtıra tebliğ edilmesine rağmen yatırılmadığı, bunun üzerine yerel mahkemece verilen bila tarihli (ek) kararla davalılar vekilinin tavzih dilekçesindeki taleplerinin reddine karar verildiği dosyanın Dairemize gönderilmediği daha sonra davalılardan … San. ve Tic. Ltd. Şti. temsilcisinin 27.12.2018 tarihli talep dilekçesiyle dosyanın Dairemize geldiği anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünülü:

– KARAR –

1- Dairemizce verilen 07.10.2012 tarih ve 2012/9400 E. – 2012/15241 K. sayılı kararla ilgili olarak HMK’nın 305. ve devamı maddeleri gereğince tavzihi gerektirecek bir husus olmadığından davalılar vekilinin tavzih isteminin REDDİNE,
2- Yerel mahkemenin hükmünü temyiz eden davalılar vekiline nispi temyiz harcı ve posta masraflarını yatırması için HUMK’nun 434/3 maddesi uyarınca çıkarılan muhtıranın 13.02.2013 tarihinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yerel mahkemece davalılar vekilinin temyiz talebi hakkında mahkeme kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken herhangi bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, gönderilen muhtıra uyarınca davalıların temyizden vazgeçmiş sayılacağına dair mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli 3/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararına göre Yargıtay tarafından da bu hususta karar verilebileceğinden davalıların HUMK’nun 434/3 maddesi uyarınca temyiz talebinden vazgeçmiş sayıldıklarından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tavzih isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 28/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.