Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2019/89 E. 2019/3027 K. 08.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/89
KARAR NO : 2019/3027
KARAR TARİHİ : 08.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, davacının davalı tarafa kefil olması nedeniyle aleyhine kambiyo takibi başlatıldığını, icra takip dosyasına 31.05.2012 tarihinde ödemede bulunduğu 94.900 TL’nin rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcun dayanağı olarak gösterdiği kambiyo takibine konu olan bononun davacının dava dışı kişiye olan borcu için verildiğini, söz konusu borç davacıya ait olduğundan davalıdan talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının icra takip dosyalarındaki tahsilat makbuzlarıyla alacağının varlığını kısmen ispatladığı, davalı borçlunun dava konusu takip dosyasının dayanağı olan kambiyo takibi dosyasına yaptığı ödeme mahsup edildikten sonra kalan 67.750 TL lik kısım yönünden icra takibine konu borca itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kabul edilen asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,
(2)Davacı tarafından davalının asıl borçlu olduğu icra takip dosyasına 31.05.2012 tarihli tahsilat makbuzlarıyla 94.900 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı tarafından 28.09.2012 tarihli daha sonra yapılan 27.750 TL ödemesinin mahsup edilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.