YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/22057
KARAR NO : 2011/4280
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
Tebliğname No : 2 – 2008/138406
MAHKEMESİ : Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21.03.2008
NUMARASI : 2008/135
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kullandığı aracıyla taksirli davranışı nedeniyle kırmızı ışıkta durmayarak mağdurun aracına çarpması sonucu maddi hasara neden olan eyleminde, 5237 sayılı TCK.nun 179/2.maddesinde belirtilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının bulunmadığı, zira 5237 Sayılı TCK.nun 179.maddesinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, bu maddenin 2.fıkrasında ”kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmek…”eylemi tanımlandığı , aynı yasanın 180.maddesinde ise, trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçunun düzenlendiği ve bu maddede karayolu ulaşım araçlarına yer verilmediği, dolayısıyla 5237 Sayılı TCK.nun 179.maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ancak kasten işlenebilen suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıt yada olası kasıtla kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği, suçun taksirle işlenen biçimine 5237 Sayılı TCK.nun’da yer verilmediği gibi koşullar oluştuğu takdirde eylemlerin 2918 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçelerle sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın maddi tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir maddi zararının da belirlenemediği gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşullar değerlendirilip sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “şartları oluşmadığından” şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.