Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2009/7276 E. 2010/7958 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/7276
KARAR NO : 2010/7958
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

Tebliğname No : 2 – 2007/130475
MAHKEMESİ : Seferihisar Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2007
NUMARASI : 2007/12 Karar – 2006/91 Esas
SUÇ : Eşe Karşı Kasten Yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemesi, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hükme esas alınan tanık ifadesinin de bulunduğu 31.07.2006 tarihli duruşma tutanağının birinci sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle CMK’ nın 219. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği dilekçelerine eklediği, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.07.2009 tarihli sağlık kurulu raporuna göre organik olmayan psikoz tanısı konduğu ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikyatri Ana Bilim Dalının 03.12.2009 tarihli raporuna göre de, kronisite kazanan şizofreni hastası olduğunun belirtilmesi karşısında; işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden yada Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor aldırılıp sonucuna göre TCK.nun 32. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tespitinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.