Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/16766 E. 2012/8930 K. 09.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/16766
KARAR NO : 2012/8930
KARAR TARİHİ : 09.04.2012

Tebliğname No : 2 – 2008/205415
MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/04/2008
NUMARASI : 2007/1348 (E) ve 2008/191 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)-Katılma istemi konusunda sanıktan diyecekleri sorulmadan suçtan zarar görenin kamu davasına katılmasına karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK.nun 238/3. maddesine aykırı davranılması,
2)-5271 Sayılı CMK.nun 206/3. maddesine aykırı olarak, sanık ve katılandan kabul edip etmedikleri sorulmadan tanık A.O. dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi,
3)-Katılan aşamalardaki ifadelerinde, sanığın kendisini “senin evini başına yıkacağım” demek suretiyle tehdit ettiğini; tanık A.T. ise, “size göstereceğim” demek suretiyle tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında; katılan ve tanığın beyanları arasındaki çelişki giderilip sanığın katılanı hangi sözler ile tehdit ettiği açıklığa kavuşturularak “senin evini başına yıkacağım” demek suretiyle tehdit ettiğinin tespiti halinde 5237 Sayılı TCK.nun 106. maddesinin 1. fıkrası 1. cümlesi; “size göstereceğim” demek suretiyle tehdit ettiğinin tespiti halinde ise aynı madde ve fıkrasının 2. cümlesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)-Katılan 07.11.2007 tarihli şikayet dilekçesinde, sanığın kendisine sokakta hakaret ettiğini beyan ettiği halde, aynı tarihli Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde, dairesinin bulunduğu kata çıkarak hakaret ettiğini beyan etmesi; sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, ev sahibine balkondan hakaret ettiğini; tanık A.T. ise soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanığın katılana sokakta hakaret ettiğini beyan etmesi karşısında; sanık, katılan ve tanıktan sorulup hakaret suçunun nerede işlendiği ve bu yerin aleni yerlerden olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 125/4. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5)-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda “sanık hakkında tehdit suçundan verilen cezada haksız tahrik nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 29. maddesi uyarınca indirim yapılmasına” ilişkin bölümün yazılmaması,
6)-Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanığa hakaret suçundan verilen 18 gün ve tehdit suçundan verilen 5 gün hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bu maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
7)-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve katılanın dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilerek daha önce kasıtlı bir suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alınarak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat değerlendirilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi gerekirken “katılanın zararının karşılanmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.