YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/23458
KARAR NO : 2012/13225
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/687
MAHKEMESİ : Bolu 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2008
NUMARASI : 2008/344 (E) ve 2008/621 (K)
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5237 sayılı TCY.nın “kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50.maddesinin 2.fıkrasında “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş ise de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık M.. B.. hakkında kasten yaralama suçundan tayin olunan 25 gün hapis cezasının anılan Yasanın 50.maddesinin 3.fıkrası gereğince aynı maddenin 1.fıkrasında yer alan adli para cezası dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılan sanıkların maddi- manevi tazminat talebinde bulunmadıkları gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde hakaret ve kasten yaralama suçlarından doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydında yer alan önceki erteli mahkumiyetinin silinme koşullarının oluştuğu anlaşılan sanık M.. B.. ile sabıkası bulunmayan sanık İ.. G.. hakkında, 5271 Sayılı CYY.nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “sanık Mustafa’nın sabıkalı olduğu ve diğer katılan sanığın zararlarını tazmin etmediği, sanık İsmail’in de diğer katılan sanığın zaralarını tazmin etmediği ve yasal şartları itibariyle oluşmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.