Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/35980 E. 2012/41791 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/35980
KARAR NO : 2012/41791
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/98881
MAHKEMESİ : Alanya 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2008
NUMARASI : 2007/1090 (E) ve 2008/853 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/03/2009 tarih 2009/43 esas ve 2009/56 sayılı kararı ile 14/04/2009 2009/238 esas ve 2009/94 sayılı kararında, mahkemelerce daha ağır bir cezayı gerektirecek ve doğru uygulama yapıldığında temyiz incelemesine konu olabilecek bir eylemde, suç niteliği doğru belirlenmesine karşın, yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan bir cezanın verilmesi halinde, bu gibi hükümlerin aleyhe başvuru üzerine, temyiz denetimine konu olabileceğinin belirtilmesi karşısında, hükmün temyizi mümkün olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan hüküm kurulurken temel cezayı düzenleyen 5237 Sayılı TCK.nun 123. maddesinde sadece hapis cezası öngörüldüğü, ancak Mahkemece temel cezanın 90 gün adli para cezası olarak belirlenmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; katılanın sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasına esas ilamın suç olmaktan çıktığı anlaşılan sanık hakkında 5271
Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sayılan son şartın sanık yönünden gerçekleşmediği” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24/09/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.