YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/36483
KARAR NO : 2012/42463
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/83955
MAHKEMESİ : Tavşanlı Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2008
NUMARASI : 2008/284 (E) ve 2008/620 (K)
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hazırlık aşamasında Cumhuriyet Savcılığı makamınca yeminli olarak dinlenilen C.. S.. ve S.. Ö..’nın hazırlık ifadelerinin hükme esas alınmaması karşısında tebliğnamedeki bu hususa değinen bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1- Sanığın tanıklar İ.. T.., M.. G.. ve S.. Y..’nın huzurunda katılanların kendi tayininde rol ve etkilerinin olduğunu düşünerek katılanlara yönelik hakaret eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 125/1. maddesinin son cümlesindeki basit hakaret suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın hakaret suçunu katılanların kamu görevi nedeniyle işlediği kabul edilerek 125/3-a. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; katılanların sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “ sanık tarafından katılanların zararları karşılanmadığı ve mahkemede kanaat oluşmadığından” biçimindeki dosya içeriğine uymayan yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.