Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/4931 E. 2010/29181 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/4931
KARAR NO : 2010/29181
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Tebliğname No : 2 – 2008/137815
MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2007
NUMARASI : 2007/829
SUÇ : Kasten yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’ nun 53/1 maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında, Mahkemece yoksunluk süresi belirtilmeyen haklardan, hangilerinin ne kadar süreyle kullanılmasından yoksun bırakılma işleminin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın kovuşturma evresindeki savunmasında, şikayetçiyi kendisinin yaralamadığını olaydan sonra şikayetçinin, “kendisini yaralayanın E..T..isimli birisi olduğunu bali çekmesi nedeniyle ne yaptığını bilmediğini” kendisine söylediğini ileri sürmesi ve olayda başka görgü tanığınında bulunmaması karşısında şikayetçinin olayın görgü tanığı da olduğu gözetilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’ nun 236. maddesi uyarınca tanık sıfatıyla dinlenilmesi soruşturma evresindeki anlatımları ile doğabilecek çelişkilerin giderilmesi, dosyadaki tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
A- İddianamede 5237 sayılı TCK’ nun 58. maddesinin uygulanmasının talep edilmediği ve tekerrür nedeniyle cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması karşısında 5271 sayılı CMK’ nun 226/2 maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
B- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin 2. bendine göre “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz düzenlemesi gözetilerek sanığın en ağır hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerekirken iki ayrı hükümlülüğü tekerrüre esasa alınarak karışıklığa yol açılması,
C-5320 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri Resmi Gazete ile ilan edilerek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’ nun (322 maddesinin 4,5,6 fıkraları hariç) 305-326 maddelerinin uygulanacağı düzenlemesine rağmen hükümde kanun yolu olarak istinaf yolunun açık olduğunun belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebebten dolayı BOZULMASINA, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.