Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/1029 E. 2012/43839 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1029
KARAR NO : 2012/43839
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

Tebliğname No : 2 – 2009/130173
MAHKEMESİ : Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2008
NUMARASI : 2006/279 (E) ve 2008/1891 (K)
SUÇ : Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçi C.. O..’ın dava ve duruşmalara katılan olarak kabulüne ilişkin bir karar verilmemiş olduğundan tebliğnamedeki bir nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır. Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Apartman içerisindeki posta kutularına konulan yazı ile gerçekleştiği kabul edilen eylemde aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan hükmedilen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca arttırılması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, şikayetçilerin bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde şikayetçilerin sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan maddi bir zararları bulunmadığı gibi sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığı anlaşılmakla sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Şahsi zararların tazmin edildiğine dair beyanda bulunulmaması” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 61/8. maddesi uyarınca adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılarak adlî para cezasının, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanması gerektiği gözetilmeyerek adli para cezası belirlendikten sonra arttırımların yapılması suretiyle 2.600,00 TL yerine, 2.625,00 TL adli para cezasına hükmedilerek sanığa fazla ceza verilmesi,
4- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 125/1. maddesinden sonra aynı yasanın 125/4. maddesi uygulanması gerekirken öncelikle 43. maddede düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanarak aynı yasanın 61. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.