YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11530
KARAR NO : 2012/46541
KARAR TARİHİ : 21.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/194175
MAHKEMESİ : Samandağ Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2009
NUMARASI : 2009/25 (E) ve 2009/41 (K)
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianamede sanık hakkında hakaret suçundan kamu davası açılmadığı halde, bu suçtan dolayı da yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, kanunda geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu nedenle kitap okumanın bir etkinliği yapmaktan yasaklanma olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında belirlenen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince, “sanığın 1 ay 26 gün süreyle denetimli serbestlik şube müdürlüğünce belirlenecek insan hakları ve kadın hakları konulu ayrı ayrı birer adet okuması” seçenek yaptırımına çevrilmesi,
3- Mağdurun soruşturma aşamasındaki iddiaları ve bu iddiaları doğrulayan doktor raporunun içeriğine göre sanığın eşi olan mağdura karşı kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu, mağdurun ve sanığın soruşturma aşamasındaki beyanlarında olay yerinde sadece Ali ismindeki çocuklarının bulunduğunu belirtmeleri karşısında, adı geçen çocuğun dinlenmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturma aşamasında olay yerinde bulunduğu belirtilmeyen tanık Nurten ve mağdurun kovuşturma aşamasında değişen beyanına itibar edilerek kasten yaralama suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle cezada indirim yapılması,
4- Samandağ Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/177 esas ve 2007/272 sayılı 23/10/2007 tarihli kararı ile bu kararda değişiklik yapan 23/03/2008 tarihli ek kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini içerir onaylı örneklerinin getirtildikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesiyle yapılan uygulamada hesap hatası sonucu verilen hapis cezasının 3 ay 22 gün yerine, 3 ay 12 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.