YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18457
KARAR NO : 2013/123
KARAR TARİHİ : 14.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma, Kasten yaralama, 2521 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
T
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında 2521 sayılı Yasa’ya muhalefet fiili nedeniyle idari para cezası verilmesine dair hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde;
2521 sayılı Yasaya muhalefet fiili nedeniyle idari yaptırıma dair hükümlerin 5326 sayılı Yasanın 29. maddesine uyarınca itiraza tabi olduğu ve 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, sanığın istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III-Sanık … ve Turgut hakkında kasten yaralama suçundan; sanık … ve sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık … ve Murat’ın olay günü saat 08:00 sıralarında sanık …’a ait evin kilitli olmayan kapısına tekme ile vurarak girdikleri yönündeki yakınan Türkan’ın beyanları dikkate alınarak konut dokunulmazlığını bozma suçunun gündüzden sayılan zaman dilimi içinde gerçekleştiği ve kişilere karşı cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle de işlediğine ilişkin iddia ve kanıt olmadığı gözetilerek sanıklar Abdulkadir ve Murat’ın 5237 sayılı TCK.nun 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık …’un olay günü sanık … ve katılan sanık …’in, sanık …’ un evine kapıyı tekmelemek suretiyle girdikten sonra, kendisinde olan paralarını istemeleri üzerine korkutmak amacı ile av tüfeğini aldıktan sonra dışarı çıkardığı, tüfekle kendisini savunurken katılan sanık …’e vurmuş olabileceği yönündeki savunması ve bu savunmayla örtüşen yakınan Türkan’ın beyanları de dikkate alınarak sanık … hakkında 5237 sayılı TCK.nun 29/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; sanık …’a yüklenen kasten yaralama suçundan; Sanık …’a yüklenen kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan sanıklar Turgut ve Murat hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “suçla korunan hukuki yarar, cezadan beklenen yaptırım gücü ve kamu yararı dikkate alınarak” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan, kısa süreli olmayan hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık … hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluğunun uygulanmaması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.