YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27211
KARAR NO : 2013/8477
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
Tebliğname No : 4 – 2011/39853
MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2008
NUMARASI : 2007/344 (E) ve 2008/232 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1. maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2- Olay günü sanığın görevli memurlara hakaret eyleminin Atakent İlköğretim Okulunun yan tarafında gerçekleşmesi ve aleniyet unsurunun oluşması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Somut olayda sanığın aynı fiille birden fazla müştekiye karşı hakaret ettiğinin tespit edilmesine rağmen, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulanmaması,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu
kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda müştekiler herhangi bir maddi-manevi tazminat talebinde bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve adli sicil kaydına göre sabıkası olmadığı anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, sanığın “müşteki tarafının manevi zararı karşılanmadığından ve koşulları gerçekleşmediğinden ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, sonuç ceza bakımından 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesinin gözetilmesine 17/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.